🐅 Tavuk Etine Hangi Balık Gelir

0gzkEN. Protein bakımından iyi bir besin kaynağı olan tavuk eti aynı zamanda, özel vitamin ve mineraller bakımından da zengin bir hayvansal gıdadır. Bu özellikleri sayesinde tavuk eti, kilo vermeye, kolesterolün ve tansiyonun kontrol altına alınmasına yardımcı olmaktadır. Ayrıca, bazı kaynaklara göre tavuk eti, kanser riskinin düşürülmesinde de etkilidir. Tavuk Etinde Bulunan Besin Bileşenleri Tavuk eti, C vitamini, tiamin vitamin B kompleks, riboflavin B-2 vitamini, niasin, B-6 vitamini, folat, B-12 vitamini, A vitamini, E vitamini, D vitamini ve K vitamini içermektedir. Ayrıca, 100 gram tavuğun yapısında bulunan besin değerleri ise şu şekildedir; Enerji → 215 kcal Protein → 18 gram Yağ → 15 gram Doymuş yağ → 4 gram Kolesterol → 75 miligram Kalsiyum → 11 miligram Demir → miligram Magnezyum → 20 miligram Fosfor → 147 miligram Potasyum → 189 miligram Sodyum → 70 miligram Çinko → miligram Tavuğun Faydaları Nelerdir? Kırmızı ete nazaran daha kolay hazmedilen ve yağ oranı daha düşük olan tavuk etinin bazı faydaları aşağıda belirtildiği şekildedir; 1. Kilo Vermeye Yardımcı Yüksek protein içerikli diyetlerin kilo vermekte etkili olduğu bilinmektedir. Tavuk eti ise, oldukça yüksek oranda protein içermektedir ve bundan dolayı da kilo vermeye yardımcıdır. Yapılan çalışmalara göre, düzenli olarak tavuk eti tüketilmesi, kilo vermeye yardımcı olmaktadır. 2. Tansiyon Kontrolü Düşük yağ içeriği sayesinde tavuk eti, kan basıncının yani tansiyonun kontrol altına alınıp, dengelenmesine yardımcı olmaktadır. Yapılan bazı araştırmalara göre ise tavuk eti, hipertansiyonun düşmesini sağlamaktadır. Tabi tavuğun yağsız ve kızartma değil de haşlama şeklinde tüketilmesi daha faydalı olacaktır. BONUS Enginar Çanağında Sotelenmiş Tavuk 3. Kolesterol Kontrolü Kırmızı ete göre, çok daha az miktarda doymuş yağ ile kolesterol içeren tavuk eti, kandaki kötü kolesterol yükselmesini önlemeye yardımcıdır. Böylece tavuk eti kalp hastalıkları gelişmesi riskini de düşürmektedir. Öte yandan, balık eti de az miktarda doymuş yağ içermektedir. Fakat, hem tavuk hem de balık etinin aşırı tüketilmesi, kalp hastalıkları gelişmesine neden olabileceğinden, kontrollü tüketilmesi daha sağlıklı olacaktır. 4. Nezle Bilindiği gibi tavuk eti özellikle de tavuk çorbası, soğuk algınlığı ve nezle gibi hastalıklara iyi gelmektedir. Buna göre tavuk çorbası, burun ve boğaz tıkanıklığının açılmasına yardımcı olarak, nezle semptomlarının hafifletilmesini sağlamaktadır. 5. Protein Kaynağı 100 gram tavuk etinde 18 gram protein bulunmaktadır. Bu miktar yüksek bir değerdir. Proteinler ise amino asitlerden meydana gelmektedir ve amino asitler kasların yapı taşını oluşturmaktadır. Bunlardan dolayı tavuk eti yüksek protein içeriği sayesinde, vücut işlevleri için büyük önem taşımaktadır. 6. Vitamin ve Mineral Kaynağı Tavuk sadece iyi bir protein kaynağı değil aynı zamanda çok iyi bir vitamin ve mineral kaynağıdır. Tavuk etinde bulunan özellikle de B vitamini, katarakt ve cilt bozuklukları gibi sorunları önlemektedir. Ayrıca B vitamini, bağışıklığı desteklemekte, halsizliği gidermekte, sindirimi düzenlemekte ve sinir sistemini geliştirmektedir. Bunlara ek olarak B vitamini, migren, kalp hastalıkları, saç beyazlaması, yüksek kolesterol ve diyabeti önlemektedir. Tavuğun içeriğinde bulunan D vitamini ise, kalsiyum emilimi sağlayarak, kemiklerin güçlenmesine yardımcı olmaktadır. Yine tavuk etinde bulunan A vitamini, demir gibi bazı minerallerin yapılanmasını sağlayarak, hemoglobin oluşumunu desteklemektedir. A vitamini, kas aktivitelerini desteklemekte, göz sağlığını korumakta ve anemiyi de önlemektedir. Potasyum, sodyum ve fosfor içeriği sayesinde de tavuk eti, halsizliğe iyi gelmekte, kemik sağlığını, beyin fonksiyonunu, ve diş bakımını desteklemekte ve metabolik işlevlere yardımcı olmaktadır. Pişirilmesi Hakkında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Tavuk etinin nasıl pişirildiği, sağlayacağı fayda açısından son derece önemlidir. Bu durumda, tavuk eti, yağda kızartma şeklinde değil de, fırında ya da haşlama şeklinde veya ızgarada kendi yağı ile pişmesi halinde daha sağlıklı ve besleyici olacaktır. Ayrıca, tavuk etini pişirir pişirmez tüketmek de çok önemlidir. Çünkü pişirilip daha sonra yeniden ısıtılan tavuk eti besin değerlerinin bir kısmını kaybetmektedir. Ek olarak, organik ve işlem görmemiş tavuk eti tüketilmesi de önemlidir. Uyarılar Günümüzde tavuk üretimi hakkında birçok olumsuz söylenti bulunmaktadır. Bu söylentilerin bir kısmı ise maalesef doğrudur. Normal koşullarda büyümesine müsaade edilmeyen tavuklar, bazen de bir takım kimyasallar ve ilaçlar ile beslenerek, olması gereken boyutlarından daha iri hale gelmektedir. Ayrıca bu gibi kimyasal ve ilaçlar, tavukların daha hızlı büyümesine ve dolayısıyla da, sağlıksız olmalarına neden olmaktadır. Bundan dolayı tavuk eti tüketirken çok dikkatli olunmalıdır. Özellikle de, nerede ve nasıl beslenip, üretildiği belli olmayan tavuk eti ve ürünlerinden uzak durmak, son derece önemlidir. Eğer imkan varsa, köylerden ve kasabalardan organik tavuk satın almak daha sağlıklı olacaktır. Diğer yandan, tavuğun faydalı etki göstermesi için pişirilme şekline dikkat edilmesi de önemli bir husustur. Bu doğrultuda, zaten içeriğinde yağ bulunan tavuğu, yağda kızartmak, besin değerlerini büyük ölçüde azaltacaktır. Bundan dolayı, tavuk etini haşlama, ızgara ya da fırınlanmış şekilde tüketmeye özen göstermek, besin değerlerinin korunması ve fayda sağlaması açısından oldukça dikkat edilmesi gereken bir husustur. This post is also available in English İngilizceBalık diğer ürünlere nazaran tazelik konusunda daha da hassas olunması gereken bir yiyecektir. Sağlıklı beslenme uzmanlarının haftada en az 2 defa tüketilmesini önermesine rağmen maalesef bu konuda her zaman başarılı olamıyoruz. Tabii ki bunun ekonomik, hijyen, alışkanlıklar, damak tadı gibi farklı sebepleri var. Bilgi eksikliği ve güven sorunu da bu sebeplerden sayılabilir. Güven sorunundan kasıt aslında alacağımız balığın tazeliğinden şüphe etmek. Büyük bir market zinciri dahi olsa veya köşe başındaki her gün selamlaştığınız balıkçınız dahi olsa eğer balıklardan anlamıyorsanız size sunulan balığın gerçekten günlük olup olmadığını bilemezsiniz. Hazır yeri gelmişken yanlış bilinen bir şeyi düzeltmek istiyorum. Balığın yanında yoğurt yenmez diye yanlış bir algı vardır. Yanlış diyorum zira zehirlenmeye sebep olan balık ve yoğurdun veya süt ürünlerinin birlikte tüketilmesi değildir. Balık eğer bayatsa zaten zehirlenirsiniz. Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgiyi “Balıkla birlikte yoğurt yemek zehirler mi” başlıklı yazımızdan bulabilirsiniz. Peki taze balık ile bayat balık arasındaki farkı nasıl anlarsınız? Eğer devamlı tükettiğiniz bir balık çeşidi varsa ve birazdan aşağıya sıralayacağım farklara her defasında dikkat ederseniz bir süre sonra artık o balığın rengini, parlaklığını, diriliğini öğrenerek dokunmanıza bile gerek kalmadan ilk bakışta o balığın bayat mı taze mi olduğunu anlayabilirsiniz. Aşağıda sizler için taze ve bayat balık arasındaki farkları maddeler halinde toparladım. Ayrıca maddeler arasında hangi balığın hangi kritere göre değerlendirilmesi gerektiğini de bulabilirsiniz. Renk ve Parlaklık Taze balık daha parlak ve daha canlı görünür. Balıkçılar kurumaması için sürekli su atsalar da bayat balık için pek de değişen bir şey olmaz. Hala mat ve donuk renkli kalmaya devam eder. Ama taze bir ürüne su atıldığında çok daha canlı ve parlak olur. Genelde gökkuşağı gibi parlarlar. Etin Sertliği ve Diriliği Taze balığın etin bayata nazaran daha sert, diri ve elastiki olur. Parmağınızı hafifçe dokundurduğunuzda çok bastırmayın zira balıkçıdan azar işitebilirsiniz 😛 eğer parmak iziniz bariz bir şekilde kalmıyorsa et tekrar eski haline geliyorsa ürün tazedir. Parmağınızın şekli orada kalırsa bayat olma ihtimali yüksektir. Yüksektir diyorum zira bazı balık türlerinin et yapısı yumuşaktır. Çipura, levrek, barbun, sardalya, hamsi, istavrit gibi balıklarda et biraz daha elastikidir. Eğer bu balıklarda et yumuşaksa ve parmağınızı batırdıktan sonra geri gelmiyorsa bayattır. Ama İstanbul palamutu dişli palamut diye de geçer ilk çıktığı dönemlerde henüz eti yağlanıp sertleşmediğinden diğer balıklara nazaran biraz daha yumuşak bir ete sahiptir. Parmağınızı batırdığınızda et yumuşaktır. Veya somon balığını dilimleyip sunarlar dolayısı ile etine derisine değil dokunduğunuzda o da doğal olarak yumuşak olacaktır. Aynı şekilde mezgit veya tavuk balığı yumuşak bir yapıya sahiptir. Emin olamıyorsanız diğer kriterler ile birlikte değerlendirin. [ad id=’959′] Dirilik ve Dik Duruş Taze balık sudan çıktıktan sonra kaskatı kesilir. Balığın eti sertleştiğinden kafasından tuttuğunuzda kuyruğu dimdik kalır. Bu kaskatı anlayışı buzluktan çıkmış gibi değildir. Kafasından tutup kuyruğunu büktüğünüzde bükülür ve istediğiniz görünüme gelir. Ama şoklu veya dondurulmuş ürüne bunu yapamazsınız balık parçalanır. Bayat balık ise bir önceki maddede öğrendiğimiz üzere yumuşak bir ete sahip olduğundan kafasından tuttuğunuzda kuyruk aşağı düşer. Asla dik durmaz donuk ürün değilse. Çipura, levrek, mercan, sardalya, istavrit, kefal, palamut, barbun gibi balıkları bu yöntemle kolaylıkla kontrol edebilirsiniz. Hamsi biraz daha ince bir yapıya sahip olduğundan bu yöntem çok işe yaramayabilir. Alabalık yumuşak bir balık olduğundan tezgaha çıkarıldıktan 1 saat içerisinde yumuşar ve bu yöntem de onun için geçerli olmaz. Tavuk balığı, dil balığı ve mezgit de aynı şekilde yumuşak bir balık olduğundan kafasından tuttuğunuzda kuyruk doğal olarak aşağı iner. Pullar Her balık cinsinin sahip olduğu pul miktarı değişkenlik gösterir. Eğer pullu bir cins alıyorsanız pulların canlı, gökkuşağı gibi parladığına ve ete yapışık olmasına dikkat edin. Bayat ürünün pulları da dökülmüş, güçsüzleşmiş, canlılığını yitirmiş ve matlaşmıştır. Çipura pullu bir balık olmasına rağmen üretim çiftlik çipurası denize nazaran daha az pula sahiptir. Çiftlik çipurası alırken bunun niye pulu az bu bayat mı diye aldanmayın. Sardalya iklime, çıkarıldığı bölgeye ve cinsine göre pul miktarı değişiklik gösterir. Aynı şekilde sardalya için de pul bir kriter değildir. Kırmızı Renk Solungaç Aslında bir çok insanın ilk baktığı nokta solungaç olsa da balıktan anlayanların en son baktığı kriter budur. Zira balığın taşınma sırasında buz dolu köpükler içerisinde gelmesine, yıkanıp yıkanmamasına, üzerine ne kadar su atıldığına ve balığın cinsine veya balıkçınızın hile yapıp yapmadığına göre değişkenlik gösterir. Normalde solungaçlar kırmızı kan rengindeyse balık tazedir değilse bayattır. Elbette ki taze bir balık kırmızı bir solungaca sahiptir ancak yukarıdaki durumlardan dolayı bayatlık ve tazelik arasında belirgin bir kriter değildir. Balıkların nakliyesi genelde buz dolu köpükler içerisinde gerçekleşir. Buz eridikçe su içerisinde solungaçlar yıkanmaya başlar ve kan akarak geride kahverengi veya beyaz cinse göre değişir bir solungaç kalır. Tezgaha yeni çıkarılan bir çipuranın kulağını kaldırdığınızda beyaz bir solungaç ile karşılaşırsınız. Her yönüyle taptaze olan bir üründen sırf kanı aktığı için vazgeçersiniz. Palamut eğer yıkanmazsa bir süre bu kırmızı solungaç kalır. Ancak üzerine kurumaması için su atıldıkça solungaç kahverengine doğru dönmeye başlar. Sardalya su atıldıkça solungacı beyaza döner. Bu konudaki maalesef hilebaz kişilerin yaptığı bir yöntem ise kırmızı mürekkep ile solungaçları boyamaktır. Bu yüzden bu kritere çok da güvenmeyerek diğer maddeler üzerinden değerlendirme yapmanızı tavsiye ederim. Gözler Yalan Söylemez Balığın gözleri size bayat mı taze mi olduğu konusunda ipucu verebilir. Taze bir balığın gözleri de canlı olur. Bayat da ise donuklaşır. Rengi donuk buz mavisine doğru dönmeye başlar. Ancak bu konuda da dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Marketlerde ve balıkçılarda genelde zemini buz dolu olan tezgahlarda satarlar. Balığın buz ile temas eden tarafındaki gözü soğuktan matlaşmaya başlar. Tabii bayat olanlar gibi değil biraz daha soğuktan kaynaklı bir matlaşmadır bu. Koku Koku aslında herkes tarafından rahatlıkla ayırt edilebilecek bir kriterdir. Taze balık kötü kokmaz. Burada genel balık kokusundan bahsetmiyorum. Bayat ürünler asidik ve ekşi denebilecek şekilde her insanı rahatsız edebilecek kötü bir kokuya sahiptir. Ancak taze ürünler kendine has rahatsız etmeyen bir kokuya sahiptir. Balığın kokusunu alabilmek için solungacını kaldırıp koklamanız yeterlidir. Bütün bu kriterlerin ışığında alacağınız deniz ürününün cinsine göre değerlendirme yapmanızı ve olaya bütüncül yaklaşmanızı tavsiye ederim. Sağlıklı günler diliyorum. Balığı ve balıkçılığı seven bir öğretmendir o. İzmir eski tahta balık halinde 6 yaşında başladı balık satmaya dedesi ile birlikte. Yıllar geçti artık dede ve baba mesleğini dijital ortamda icra ediyor. Evde Tavuk Nasıl Tütsülenir? Yemeklere farklı tat ve aroma katan, son zamanların gözde pişirme yöntemlerinden biri olan tütsüleme nedir? Evde tavuk nasıl tütsülenir? Hadi birlikte inceleyelim...Tütsüleme deyince ilk olarak akla gelen elbette somon balığı oluyor. Televizyonlarda ya da çeşitli videolarda hep balık tütsüleme ile ilgili bilgiler var. Peki tavuk tütsülenmiyor mu? Elbette ki kanatlı hayvanlar da tütsüleniyor ve lezzetine de lezzet katıyor. Üstelik uzun süre de bozulmadan kalabiliyor. Çok eski pişirme yöntemlerinden biri olan tütsüleme, dünya mutfaklarında da sıkça kullanılıyor. Biz de kendi mutfağımızda bu tekniği kolayca kullanabilir, nefis tavuklar pişirebiliriz! Peki Nedir Bu Tütsüleme? Tütsüleme yani bir diğer adı fümeleme ya da isleme, besinlerin dumanda hazırlanmasıdır. Yani bir çeşit pişirme tekniğidir. Tütsüleme yaparken ağaçların talaşları yakılır ve bunun dumanıyla tütsüleme yapılır. Ancak tütsüleme her ağacın talaşıyla yapılmaz. Bu yöntem için özellikle akçaağaç, meşe, gürgen, elma, kiraz, erik ve kayın gibi sert ağaçların yani reçinesiz ağaçların odunlarından elde edilen talaşlar gerekir. Hangi talaşı kullanırsak, o ağacın kendine has aroması tavuk etine geçer. İki farklı tütsüleme tekniği vardır. Biri sıcak, biri soğuk dumanlamadır. Soğuk dumanlama, profosyonel mutfaklarda kullanılır çünkü bunun için araç ve gereçler gereklidir. Sıcak dumanlama ise bizim evimizde kullanacağımız tütsüleme tekniğidir. Tütsüleme için İhtiyacımız Olan Malzemeler Neler? 1- Tavuk eti 2- Kayın, meşe, gürgen gibi reçinesiz ağaçlardan talaş 3- Baharat biberiye, adaçayı 4- Tütsüleme tenceresi Nasıl Yapılır? İlk olarak tütsülenecek tavuk etini ince ince dilimliyoruz. İkinci olarak tavuk etini bakterilerin üremesini engellediği için tuzlu suya yatıyoruz. Üçüncü olarak iyice tuzladığımız tavuk etlerini ızgara üzerinde biraz kurutuyoruz. Son olarak derin bir tencerede talaşlarla birlikte baharatları da yakarak, tütsüleme yapıp kuruttuğumuz tavuk etini duman altında bırakıyoruz ve füme haline getiriyoruz. Şöyle de yapabiliriz Talaşları ve baharatları tencerenin tabanına yerleştirin. Üzerine ayaklı ızgara koyun. Izgaranın üzerine tavuk etini yerleştirin. Ocağı yakıp tencereyi ısıttıktan sonra; talaşlar duman vermeye başlayınca, tencerenin kapağını kapatıp kısık ateşte pişmeye bırakın. Tavuk eti yaklaşık yarım satte tütsüleniyor. Tavuk eti pişince ocaktan alıyoruz. Nefis bir is kokusu ve aromalı bir tadı oluyor. Hatta böylece tavuk eti direkt ateşe maruz kalmamış oluyor. Yemelere doyamazsınız bizden söylemesi. Tütsülemeyi Neden Yapıyoruz? Evet lezzetine farklı tat ve aroma katıyor dedik ama bu işlem aslında sadece tadı için yapılmıyor. Dumanın içinde yer alan maddeler, isleme yoluyla tavuk etine geçer ve farklı mikroorganizmaların üremesi engeller ve bu nedenle de tavuk etini bu şekilde daha uzun süre saklayabilirsiniz. Çok bilinmeyen bir etkisi de antioksidan olması. Yani lezzeti kadar faydası da var. İnceliklerini öğrendiğimize göre tıpkı şefler gibi artık tütsüleme yöntemi ile uzun süre saklayabileceğimiz tavuk etleri hazırlayabilir, lezzetine lezzet katabiliriz. Ek Bilgi Tütsüleme yöntemini tavuk eti haricinde; Mersin, istavrit, somon, alabalık, uskumru, yılan balığı, lüfer ve sardalya balıklarında, hindi etinde, kırmızı ette ve ayrıca isli ve hellim peynirinde uygulayabilirsiniz. Dikkat Çam gibi reçineli ağaçlar tütsülemeye uygun değildir. • 30 Haziran 2020 - 1212 • Son Güncelleme 30 Haziran 2020 - 1212Protein, dengeli beslenmenin en önemli bileşenlerinden bir tanesidir. Çeşitli kaynaklardan elde edilebilmesine rağmen, tavuk ve hindi protein bakımından en popüler gıdalar arasında yer alır. Peki tavuk mu yoksa hindi mi tüketmek daha sağlıklı? İşte detaylar...• 30 Haziran 2020 - 1212 • Son Güncelleme 30 Haziran 2020 - 12121Beyaz ette protein Tavuk ve hindi beyaz etinin çoğu göğüsler ve kanatlardan elde daha düşük protein miyoglobin içeriğinden dolayı kümes hayvanlarının daha koyu kısımlarına kıyasla daha beyaz eti Göğüs eti, yüksek protein ve düşük kalorili içeriği nedeniyle özellikle fitness tutkunları ve diyetisyenler arasında en popüler besinlerden bir eti Hem tavuk hem de hindi kanatlarından gelen beyaz et, besin olarak göğüs etine çok benzer. Özellikle protein içeriği, göğüs eti ile karşılaştırıldığında her iki kümes hayvanı için de hemen hemen tavuk hem de hindi kanat eti, 28 gram et başına yaklaşık 9 gram protein daha sağlıklı? Hem tavuk hem de hindi yüksek kaliteli protein içerikleriyle dengeli bir diyetin sağlıklı bir seçeneğin kişisel beslenme ihtiyaçlarınızı ve sağlık hedeflerinizi karşılayabileceğine karar verirken; tavuk veya hindinin sağladığı proteinin yanında içerdiği kalori, yağ, vitamin ve mineraller de göz önünde olarak, hem tavuk hem de hindi içindeki koyu et beyaz etten daha fazla yağ içerir. Bu, diğer kümes hayvanları türleri için de etinin koyu kesiminde; hindinin koyu kesimine kıyasla biraz daha fazla yağ ve kalori bulunur. Aynı durum, bu iki kümes hayvanının beyaz eti için de geçerlidir. Çünkü hindi tavuktan daha az kalori içerir ve biraz daha ve hindi arasında vitamin ve mineral içeriği açısından önemli bir fark olmamakla birlikte, beyaz ve koyu et kısımları arasında bazı farklılıklar tavuk göğsü tavuk budundan daha fazla niasin ve B6 vitamini içerirken, tavuk budu; tavuk göğsünden daha fazla çinko göğsü hindi göğsünden biraz daha fazla proteine türün daha sağlıklı olduğu kişisel sağlık ve beslenme hedeflerinize yiyeceğin diyetinize uyup uymadığına karar verirken, protein gibi sadece bir bileşen değil, kalori ve vitaminler de dahil olmak üzere total besin kazanımlarını göz önüne almak gerekir. Sağlıklı beslenme menülerinin vazgeçilmezi olan balık; folik asit, fosfor, kalsiyum, iyot ve selenyum gibi mineraller içeriğiyle de çok zengin bir besin. Balığın mevsiminde tüketildiğinde daha sağlıklı ve doğru tercih olduğunu belirten İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi Uzman Diyetisyeni Olcay Barış, hangi ay hangi balığın lezzetli olduğunu anlatarak taze balığı seçme ve pişirme yöntemlerinden bahsetti. İçinde bulunduğumuz Ekim ayı, balık sezonunun en canlı aylarından biri olarak kabul ediliyor. Palamutun en lezzetli ayı olarak bilinen Ekim’de ayrıca barbunya, çipura, kılıç, levrek, lüfer, tekir, sardalya, palamut, orfoz, traça da en lezzetli halleriyle sofralara geliyor. Kırmızı et ve tavuk etine göre daha az düzeyde yağ ve doymuş yağ içeren balık, Omega 3’ün yanısıra kaliteli proteinler, vitaminler ve mineraller yönünden çok zengin bir besin. İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi Uzman Diyetisyeni Olcay Barış, balığın folik asit, fosfor, kalsiyum, iyot ve selenyum gibi mineraller içeriğiyle de çok zengin bir besin ve iyi bir protein kaynağı olduğunu belirterek, “B grubu vitaminlerden tiamin B1, niasin B3, pridoksin B6, B12 ve yağda eriyen vitaminlerden A ve D’nin iyi kaynakları olarak kabul edilen balığın 100 gramı, özellikle A vitamini gereksiniminin yüzde 10-15’ini karşılıyor” dedi. Barış, taze balık tercihinin nasıl yapılması gerektiği ve pişirme yöntemleriyle ilgili şunları söyledi; Balık yemek depresyonu önlüyor Her balık mevsiminde sağlıklı Balık, vitamin, mineral bakımından oldukça zengin bir gıda olmakla birlikte beynin kullandığı omega yağ asitlerince de çok zengindir ve en önemlisi mevsiminde balık tüketmektir. Örnek vermek gerekirse, kış mevsiminin dışında tüketilen hamsi ve palamut, yaz aylarında tüketilen lüfer ve kefalden çok da bir şifa beklemek doğru değildir. Bunun yerine, kış bitimine doğru yiyebileceğimiz bir kalkan, ilkbahar mevsiminde yenecek levrek ve mezgit, yaz mevsimi sonuna doğru yiyebileceğimiz çipura bizim için çok daha sağlıklı ve doğru bir tercih olacaktır. Ocak Bu ayın en lezzetli balıkları uskumru, lüfer, palamut ve istavrittir. Çinekop, tekir, kefal, kırlangıç ocak ayında en bol dönemini yaşayan balıklardır. Şubat Kalkan mevsiminin başlangıcıdır. Tekir, gümüş, hamsi, izmarit, kalkan, mersin, torik, kefal, levrek şubat ayında lezzetlidir. Mart Gümüş, izmarit, mezgit, kalkan, kaya balığı, mezgit, kefal, levrek, yayın balıkları mart ayının lezzetli ve bol bulunan balıklarındandır. Nisan Gümüş, izmarit, kalkan, mersin, barbun, levrek, kefal, kaya balığı lezzetlidir. Nisan ayında en fazla avlanan balıklar kalkan, levrek, mercandır. Mayıs Gümüş, izmarit, mercan, mersin, mezgit, levrek, kaya balığı en lezzetli balıklardır. Mayıs ayı deniz canlıları ve balıklar açısından çok zengin çeşitlilik gösteren bir aydır. Barbun, istakoz, levrek, tekir, dil balığı, pavurya, kılıç, kırlangıç, karides, iskorpit mayıs ayında lezzetle tüketilebilir. Haziran Mercan, akya, kaya balığı, mersin, orkinos, orfoz, sardalya, bu ayda tüketilebilen gereken balıklardandır. Temmuz Sardalya, çinekop, sarıağız, akya, orkinos, kaya balığı, trança, sinarit bu ayın en lezzetli balıklarıdır. İstavrit çok lezzetlidir. Ağustos Çinekop, sarıağız, sinarit, kaya balığı, orkinos, sarıkanat lezzetlidir. İstavrit yine en lezzetli balıktır. Eylül Kılıç ve sardalya balıkları hala lezzetlıdır. Lüfer, kolyoz, izmarit, barbun, çinekop, çipura, uskumru, kılıç ve kırlangıç eylül ayında da çok bol avlanır. Ekim Balık sezonunun en canlı aylarından biridir. Barbunya, çipura, kılıç, levrek, lüfer, tekir, sardalya, palamut, orfoz, traça çok lezzetlidir. Palamutun en lezzetli zamanıdır. Kasım Lüfer, palamut, orfoz, sarıağız, tekir, torik, uskumru, kefal, sazan, yayın lezzetlidir. Kasım ve Aralık, lüferin en lezzetli zamanıdır. Kasım ayı torik akışının en yoğun olduğu zamandır. Aralık Uskumru, lüfer, palamut, torik lezzetlidir. Tekir, bolca avlanır ve hamsinin de tam lezzetli olduğu zamandır. Omega 3 Deposu Balık Gözüne bak tazesini seç Balık avlandıktan kısa bir süre sonra tazeliğini kaybeder, bu yüzden balık alınırken tazeliğine çok dikkat edilmelidir. Taze balığın göz bebekleri dışa doğru bombelidir, bayat balığın göz bebekleri ise çökmüş donuk ve mattır. Balığın tazeliğini koruyan soğuk hava depoları olsa da bu özelliklere dikkat etmek gerekir. Ayrıca taze balığın üzerine elinizi bastırıp çektiğinizde bir iz oluşmaz fakat bayat balığın üzerine elinizi bastırıp çektiğinizde iz kalır, balık eski şekline dönemez. Pişirme yöntemine dikkat! İçeriğindeki sağlıklı yağların bozulmaması ve fazla yağ tüketiminden kaçınmak için balığı yağda kızartmak yerine, haftada en az iki kez fırında, ızgara veya buğulama olarak tüketmeyi ihmal etmeyin. Çok üzücü ama yılda kişi başında sadece 8 kg balık tükettiğimizi biliyor muydunuz? Haftada en az 2 gün mevsiminde balık tüketmeye dikkat edelim.

tavuk etine hangi balık gelir