🌂 Türkiye De Nükleer Enerji Kullanılmasının Sosyal Avantajları Ve Dezavantajları
0Wipc. Dr. Öğr. BOZKURT Marmara Üniversitesi Giriş 1934′ de İtalyan bilim adamı Enrico FERMİ Roma’da yaptığı deneyler sonucu nötronların çoğu atom türünü bölebileceğini nötronlarla bombalandığında beklediği elementler yerine uranyumdan daha fazla hafif atomlar buldu. 1938′ de Almanya’da Otto HAHN ve Frittz STRASSMAN radyum ve berilyum içern bir kaynaktan uranyumu nötronlarla bombaladıklarında Baryum-56 gibi daha hafif elementler bulunca çalışmalarını göstermek için Nazi Almanya’sından kaçmış Avustralya’lı bilim adamı LisaMEITNER’ e götürdüler. MEITNER o sıralarda Otto le deneyler sonucunda oluşan baryum ve diğer yeni oluşan maddeleri uranyumun bölünmesi sonucu oluşan maddeler olduğunu düşündüler ama reaksiyona giren maddenin atomik kütlesiyle ürünlerin atomik kütlesiyle ürünlerin atomik kütleleri birbirini EINSTEN’ in E= formülünü kullanarak ortaya enerji çıkışını buldular,böylece hem fisyon hem de kütlenin enerjiye dönüşümü teorisini ispatladılar.1 Özet Enerji, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde ekonomik faaliyetlerin devamını sağlayabilmek için gerekli olan koşuldur. 1980’li yıllardan sonra sanayi sektöründe bir sıçrama yapan ülkemizde de enerji temini önemini artırarak bir sorun haline gelmiştir. Nükleer enerji terimi adını Dünya çapında ilk defa 2. Dünya Savaşı sırasında Nagazaki ve Hiroşima’ya atılan atom bombaları ile duyurmuştur. 1955 yılının sonlarında ABD ve SSCB nükleer enerji kaynaklarından ilk defa elektrik üreten ülkeler olmuştur. 1975 yılında 19 ülkede 157 santralin yapımı tamamlanmıştır. 1970’li yıllarda yaşanan petrolle ilgili enerji krizi enerjiye muhtaç ülkeleri büyük ölçüde nükleer enerjiye sevk etmiştir.2 Nükleer Enerji Olası kaza durumunda çok ciddi çevresel, ekonomik, sosyal ve politik sorunlara neden olabilecek ciddi tehlikelere sahip olmasına rağmen, nükleer enerji özellikle de sanayileşmiş ülkeler tarafından artan enerji ihtiyaçlarını gidermek ve büyüyen ekonominin devam etmesini tesis edebilmek amacıyla kullanılmaktadır Dünya genelinde 31 farklı ülke içerisinde tam olarak 437 tane nükleer reaktör aktif durumda çalışmaktadır. 2030 yılına kadar ise 200’e yakın yeni nükleer reaktörün dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılması planlanmaktadır. Ülkelerin bir kısmı yeni nükleer santraller inşa etmeyi planlarken bazı ülkeler ise mevcut santrallerini kapatma ya da nükleer santral inşanın yasaklanması gibi kararlar alma yoluna gitmişlerdir. Avrupa ülkeleri arasında halkın nükleer enerjiye karşı gösterdiği tepkilerin birer neticesi olarak bazı ülkeler mevcut nükleer santralleri kapatma kararı almıştır. Özellikle Fukuşima nükleer kazasından sonra oluşan tepkinin ve nükleer enerjinin güvenlik riskinin neden olduğu endişeleri artmıştır. Nitekim Almanya’nın 2011 yılında 8 reaktörü birden kapatması ve 2022 yılına kadar ülkede ki tüm nükleer reaktörleri kapatacağını bildirmesi ülkelerin nükleer enerji konusunda farklı politikalar izlediklerini bizlere göstermektedir 3 En Çok Nükleer Reaktöre Sahip İlk On Ülkenin Listesi ÜLKELER Elektrik Üretiminde Payı % Nükleer Reaktör Sayısı İnşa Halindeki Reaktör Sayısı ABD 19% 104 3 Fransa 78% 58 1 Japonya 18% 50 2 Rusya 18% 33 11 Güney Kore 35% 23 4 Kanada 15% 20 – Hindistan 4% 20 7 Çin 2% 16 28 Birleşik Krallık 14% 16 – Ukrayna 48% 15 2 Kaynakça Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. Sanayileşmiş ve ekonomik olarak hızla kalkınan ülkelerin artan bir şekilde nükleer enerji kullanmasının sebebi nedir? Bu sorunun cevabını öncelikli olarak nükleer enerjinin sağladığı avantajlarda ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan fosil enerjinin tükenme riski altında olması gerçeğinde aramak gerekir. Enerji ihtiyacının insan hayatı devam ettiği sürece var olacağı gerçeği ve fosil enerji kaynaklarının hızla tükenme riski altında olması, devletlerin nükleer enerji ya da yenilenebilir enerji kaynakları gibi alternatif enerjilere yönelmesi sonucunu doğurmuştur. Dünyada Üretilen Elektriğin Enerji Kaynaklarına Göre Dağılımı EnerjKaynakları Dünya Petrol 4,60% Doğalgaz 22,20% Kömür 40,60% Hidrolik 16,00% Nükleer 13,00% Diğer Yenilenebilir vb. 3,70% TOPLAM 21,431 TWh Kaynakça Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. Türkiye’nin Nükleer Enerji Politikası Türkiye’de artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla enerji politikasını nükleer enerjiye çevirmiştir. ABD, Japonya ya da Rusya gibi ülkelerin sahip olduğu nükleer teknolojiye Türkiye sahip olmadığı için nükleer reaktörlerin inşasını ithalat yoluyla gerçekleş-tirmektedir. İleri teknoloji gerektiren nükleer enerjinin Türkiye’de inşa aşamasında olması beraberinde çok ciddi tartışmaları getirmiştir. 2023 yılına kadar dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı planlayan Türkiye, ekonomik hedeflerini destekleyecek enerji kaynaklarına sahip olmak, enerjide dışa bağımlılığına son vermek ve aşırı enerji ihracının neden olduğu ekonomik yükü hafifletmek amacıyla yeni enerji politikaları geliştirmeye başlamıştır. Bu politikaların başında, fosil enerji kaynakları olan kömür, petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarına bağımlılığı azaltarak nükleer enerjinin kullanılması gelmektedir. Sadece avantajlarına baktığımız zaman çok cazip gibi görülen nükleer enerji konusunda madalyonun diğer tarafına yani nükleer enerjinin sahip olduğu dezavantajlarına baktığımızda ise çok farklı bir tablo ile karşı karşıya kalmaktayız. Gerek medya gerekse bilim adamları arasında farklı tartışmalara neden olan nükleer enerji Türkiye’nin yeni enerji politikalarının merkezini oluşturmaktadır. Nükleer enerji santralleri yapım aşamasında olan Türkiye, yer seçimi konusunda uzun uğraşlar neticesinde kararını vermiştir. Mersin, Sinop ve son olarak Kırklareli illerine yapılması kararlaştırılan nükleer enerji santralleri yöre halkı tarafından sıkça tartışılır olmuştur. Özellikle İstanbul’a yakın olması nedeniyle Kırklareli’ne yapılması planlanan nükleer santral olası kaza riskine karşın ciddi tepkilere maruz kalmaktadır.3 Nükleer Enerjinin Olumlu-Olumsuz Yanları Nükleer enerjinin avantajları hakkındaki fikirleri şu şekilde belirtmek mümkündür Potansiyel rezervleri çok yüksektir. Bugünkü rezervlerin nükleer santralleri 150 yıl kadar besleyebileceği tahmin maliyet fiyatları çok düşüktür, çünkü enerji üretiminde çok az miktarda hammadde santraller diğer santrallere göre az arazi kullanırNükleer enerjinin atıkları yüksek teknolojili tesislerde tekrar enerji üretimi için enerjide yakıtın 10 yıl depolanma kolaylığı vardır. Dolayısıyla dışa bağımlılığı azaltma imkanı enerjinin büyük bir kısmını ithal yolla karşılayan gelişmekte olan ülkelere kendi enerjisini üretmek ve ithalatta harcadığı döviz giderlerinin azalmasını silah üretmek için bir nükleer santrale ihtiyaç yoktur, dolayısıyla nükleer santraller silah yapımı için uygun tesisler santrallerde insan yapımı her inşada kaza riski olmasına karşın nükleer santralde kaza riski çok santraller enerji üretimi sırasında petrol, kömür ve doğalgaz kullanan santrallere göre çok daha az miktarda karbondioksit salınımında bulunur yani sera gazı emisyonları daha az olduğundan küresel ısınmayı hızlandırıcı etkileri daha düşüktür. Nükleer Enerji’nin sayılan bu avantajlarına karşın bir çok olumsuz yanları da vardır bunlar sayılacak olursa Radyoaktivite nedeniyle gerek üretimden önce, üretim aşamasında ve gerekse atıklar nedeniyle tehlike arz eder. Atıklar zehirliliğinin %99’unu 600 yıl sonra kaybetmektedir. Uranyum hacimce ufak olmasına karşın çıkarımı esnasında yüksek miktarda çok fazla arazi eşelediği için yüksek miktarda atık madde ortaya belirli coğrafi özellik taşıyan yerlerde kurulmak zorundadırlar. Hammaddenin yer seçiminde önemi yoktur. Bu konuda asıl önemli olan Pazar ve soğutma suyuna yakınlıktır. Bu nedenle deniz ve göl kıyıları, haliçler, büyük akarsu kıyıları uygun coğrafi mekanlardır. Pazar konusunda ise sanayi bölgelerine yakınlık önemlidir. Bu durum ülkemiz açısından düşünüldüğünde yapılması planlanan Mersin-Akkuyu santralinin bulunduğu coğrafi konum nedeniyle özellikle yazın deniz suyunun ısınması soğutma işlemlerinde sorun çıkaracağı düşünülmektedir, ayrıca Mersin’in ülkemizin en büyük sanayi alanlarına uzaklığı enerji naklini ortaya çıkaracak ve ek bir masraf getireceği santrallerde her ne kadar az da olsa kaza riski vardır. Risk doğal afetlerle daha da artar. Japonya-Fukişima örneğinde olduğu gibi. bu yüzden nükleer santrale yer seçerken sadece deprem değil, heyelan, kaya düşmesi gibi afet riskinin en az olduğu yerlere güç insanlık için çok büyük tehlikelidir. Atom, hidrojen ve nötron bombaları sırasıyla yakıcı etkileri artacak şekilde hep bu gücün eseridir ve bu güç arttıkça insanlığın geleceğinin daha büyük bir tehlikeye girme ihtimali çok büyük olacak ağırlığını çekebilecek temellere oturtulması gerekir. Dolayısıyla zemin tabiatı yer seçimini etkileyebileceği gibi, tesisin kuruluşu esnasında getirilecek parçalar için deniz ulaşımı tercih tesisler kendi kaza riskleri dışında dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı büyük tehlike oluştururlar. Bir nükleer santralde gerçekleştirilebilecek herhangi bir terör eyleminin sonuçları ağır olacaktır.4 . SONUÇ Türkiye çeşitli birincil enerji kaynaklarına sahip olmasına rağmen bu kaynaklardanyeterince faydalanamamakta, enerji üretim ve iletiminde verimliliği sağlayamamakta, kayıpkaçak konusuna gereken önemi vermemektedir. Enerji kaynakları arasında yenilenebilir enerjipayının az olması, nükleer santrallerin kurulumuna yönelik ciddi ve kararlı adımların atılmaması, kaynak çeşitliliğinde yetersizliğe yol açmakta ve enerjide dışa bağımlılığı devam ettirmektedir. Dışa bağımlı olan Türkiye, enerji açığını kapatmak amacıyla nükleer enerjiyi alternatif seçenek olarak görmektedir. Nükleer tesisleri yapılmadan evvel Türkiye koşulları ve bu tesislerdeki kaza riskleri ve sonrası oluşabilecek gelişmelerinde göz önüne alınması gerekir.
Nükleer enerji kullanmanın çevresel açıdan avantaj ve dezavantajları nelerdir? Türkiye’de nükleer enerji kullanmanın çevresel açıdan avantaj ve dezavantajları konusunda tartışmalar uzun süredir devam etmektedir. Nükleer enerji kullanımının çevre açısından avantajları – Günümüzde elektrik üretiminde kullanılan kömür, doğal gaz veya petrol gibi fosil yakıtlar çok fazla miktarda karbondioksit salınıma neden olmakta buda oluşturduğu sera etkisi ile küresel ısınmayı hızlandırmaktadır. Nükleer enerji üretiminde radyoaktif elementler kullanıldığı için çevreye karbondioksit salını minimum düzeylere indirilmekte ve hava daha temiz kalmakta böylece küresel ısınmayı hızlandırıcı etkileri daha düşük olmaktadır. – Nükleer enerji geliştirilme aşamasını bitirmiş bir teknoloji olduğundan çevre etkisi yok denecek kadar azdır. – Nükleer enerji tesisleri ile üretilen enerji miktarı klasik yöntemlere göre kat kat fazla olduğu, mevcut fosil yakıt enerji santralleri kapatılarak enerji, nükleer santrallerden karşılanabilir ve çevre daha az kirlenmiş olur. Nükleer enerji kullanımının çevre açısından dezavantajları – Nükleer enerji üretimi sonrası oluşan nükleer atıkların saklama koşullarının ve bunların oluşturduğu radyoaktif tehlikenin büyüklüğü çevre ve tüm canlılar için tehdit oluşturmaktadır. – Tüm önlemlere rağmen yaşanabilecek kazalar sonrası oluşacak radyasyonun çevre ve insanlar için çok yıkıcı sonuçlara neden olması – Oluşan nükleer atıkların nükleer silah geliştirme çalışmalarında kullanılabiliyor olması ve bunun sonucu yeni nükleer silahların geliştirmesi ve yeni savaşların zemin bulmasının çevreye vereceği zarar.
Temiz Enerji ve Türkiye'de Temiz Enerji KullanımıOrtalama Okunma Süresi 630Temiz Enerji KaynaklarıEnerji, hayatımızın hemen her alanında ihtiyaç duyduğumuz ve bu ihtiyacın giderek artış gösterdiği taleplerden biridir. Örnek ile hayal dünyamızı geliştirelim; her yeni ürün geliştikçe bu ürünü çalıştırmak yine enerji ile nüfusunun hızlı artışı ve gelişen sanayi ile enerjiye duyulan ihtiyaç da katlanarak artacaktır. Aynı zamanda ülkelerin gelişmişlik seviyesinin göstergeleri arasında enerji tüketiminin rolü göz ardı artış gösteren enerji ihtiyacı rağmen fosil yakıt rezervi giderek azalmakta ve fosil yakıtların kullanımı sonucu çevre kirliliği giderek açıklamalara göre son bin yılda, dünya ortalama sıcaklığı en yüksek değerlerine ulaşmıştır ve bu durum fosil yakıt kullanımının bir bunların neticesi ise yaşadığımız dönemin en büyük sorunu olan küresel ısınma ve yanında doğal felaketlerin de gözle görülür bir şekilde artmasına sebep Enerji Kaynakları Nelerdir?Hidro EnerjiSuyun potansiyel enerjisinin kinetik enerjiye dönüştürülmesi ile sağlanan enerjidir. Suyun bu akış enerjisi ilk taşıma amaçlı kullanılmıştır. Ardından elektriğin bulunması ile birlikte kurulan hidroelektrik santrallerde elektrik üretimi sağlanmıştır. HES olarak adlandırılan Hidroelektrik Santrallerinde sudan elektrik elde etmek adına faydalanılır ve bu sistemin çevreye herhangi bir zararı EnerjiKısaca atomun parçalanması ile elde edilen enerjidir. Kalkınma ve sanayileşme açısından çok büyük önem taşıyan Nükleer Enerji, teknolojinin kapılarını bize sağlayan bir güçtür aynı zamanda. Atomun parçalanması ile ortaya çıkan radyasyon iyi bir şekilde tolere edilirse hiçbir zararı olmamaktadır. Nükleer Enerji santrallerine karşı oldukça büyük tepkiler olmasına rağmen yeni teknolojilerin gelişmesi ile yapılan araştırmalar neticesinde çevreye zarar verme olasılıkları neredeyse yok denilecek EnerjisiHerhangi bir santral ya da özel bir çalışma gerektirmeden enerji sağlayan Güneş ışınları dünyayı hem ısıtmakta hem de aydınlatmaktadır. Tüm bunlara rağmen daha teknik ve sistemli bir şekilde güneş enerjisinden faydalanmak maksatlı güneş kolektörleri tasarlanmıştır. Güneş ışınlarından sağlanan ısı elektrik enerjisine dönüştürülür. Bu sistemin çevreye herhangi bir zararı Enerjisi ile elektrik tüketimi karşılama oranları oldukça düşüktür. En büyük elektrik santrallerimiz ise Konya ve Nevşehir’de bulunmaktadır. Fakat elektrik tüketimi karşılama oranları yıl geçtikçe az da olsa bir artış göstermektedir ki bu artışın devam etmesi toplumun faydasına bir yükseliş olacaktır. Güneş enerjisi ile elektrik üretimi potansiyeli yüksek olmasına rağmen elektrik amaçlı kullanım oldukça kısıtlıdır. Fakat bu enerji yaygın olarak ısıtma maksatlı EnerjisiRüzgar gülü kullanılarak, rüzgar gücünden elektrik enerjisi üretilir. Kurulumu son derece basit olması sebebi ile oldukça popüler bir sistemdir. Yine bu sistemin de çevreye hiçbir zararı enerjisi ile yıl bazında elektrik üretimi artış göstermektedir. Bu artış gidişatın giderek daha da artacağı sonucuna kapılmamıza neden olabilir. Sonuç olarak elektrik tüketiminin bir hafife alınamayacak bir kısmını karşılayan rüzgar enerjisinden ile tarihleri arasında kWh rüzgar santralleri ile elektrik üretimimiz söz EnerjiJeo yer, termal ise ısı anlamına gelmektedir. Jeotermal Enerji Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından biridir ve oldukça önemlidir. Yenilebilir Enerji ile elektrik üretiminde kullanılır. Yeraltında, magma da bulunan yüksek sıcaklık ve basınç neticesinde oluşan ısı Enerjisi2 tür biyokütle vardır. Biri hayvansal kökenli diğer bitkisel kökenli biyokütledir. Biyokütle atıklarının yakılarak ve belirli işlemler geçirilerek kullanılması sonucu elde edilen enerji türüdür. Biyokütle hem temiz enerji kaynağı hem de yenilebilir enerji enerji üretiminde diğer enerji kaynaklarımıza göre farkları ;İklim değişikliğini yavaşlatıcı tek enerji kaynağıdır,Peyzaj değeri oluşturması,Sürekli olarak yeni iş olanakları oluşturması,Devlete sağladığı ekonomik ve siyasal Gel-Git EnerjisiDenizlerde oluşan gel-git dalga hareketlerinden faydalanılarak oluşan enerjidir. Ay , güneş, dünyanın çekim gücü ve merkezkaç kuvvetleri arasındaki etkileşim sonucunda oluşur. Gel-Git olayı sonucunda denizlerdeki dalgalanmalar yüksek seviyeye ulaşır ve bu gel-gitlerden elektrik enerjisi elde Yakıtların Beraberinde Getirdiği SonuçlarFosil yakıtlar, doğal enerji kaynaklarıdır, hidrokarbon ve yüksek oranda karbon içeren kömür, petrol ve doğalgaz gibi yakıtlardır. Fosil yakıtlar, geçmiş çağlarda çürüyen bitki ve hayvan atıklarının oksijensiz ortamda çözünmesi ile yakıtların kullanımı doğaya yüksek miktarda CO2 salınımına neden olmaktadır. Sera gazlarının en önemlisidir ki bu da iklim değişikliklerine neden olmaktadır. Fosil yakıtlar doğada kendini yenileyemedikleri için yenilenebilir enerji kaynaklarımızdan Enerji Kullanımında Türkiye’nin Mevcut DurumuTürkiye gerek coğrafi durumu gerek ise iklimi sayesinde temiz enerji üretimi açısından oldukça şanslı bir pozisyondadır. Fakat üretim imkanı yüksek olsa da kullanım ve tüketim konusunda Türkiye kendi potansiyelinin tamamını temiz enerji potansiyelinin tamamını kullandığı takdirde ekonomi ve sağlık açısından oldukça iyi sonuçlar doğuracaktır. Temiz enerji kaynakları, tükenmeyen kaynaklar olduğu için doğada sürekli kendini mevcut durumuna baktığımızda enerji tüketimi hızlı bir şekilde artış göstermektedir. Ülke olarak dışa bağımlılığın azaltılması maksatlı yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artış göstermesi zaman da enerjide çeşitlilikler yaratmamız gerekir. Türkiye gerek coğrafi konumu gerekse doğal kaynak zenginliği ile enerji üretimi ve kendi enerjisi ithal etme konusunda ilerleme göstermelidir. Bu konu özelinde bir çok yasal değişiklik ve teşvik söz bunların arttırılması aynı zamanda da faydaya dönüştürülmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye, Enerji üretimi ve kendi enerjisinin tüketimi konusunda potansiyelinin çok gerisindedir.
türkiye de nükleer enerji kullanılmasının sosyal avantajları ve dezavantajları