🦕 Teknolojik Araçların Ürettiği Sesler Nelerdir
mqVL. e-ÖĞRENME TEKNOLOJİLERİ VE MEDYA Soru e-Öğrenme bağlamında öğretim teknolojilerini nasıl tanımlarsınız? Bu teknolojilerin tarihini incelediğinizde nasıl bir değişim ya da gelişim görüyorsunuz? Öğretim teknolojisi, öğrenme-öğretme ortamının en etkin şekilde düzenlenmesi için gösterilen sistematik ve planlı etkinlikler bütünü olarak tanımlanabilir. Öğretim Yönetim Sistemi ÖYS de çevrimiçi içeriğin yönetimini ve öğrencilere iletimini sağlayan sistem olarak tanımlanabilir. Bu iki tanımdan hareketle e-öğrenme bağlamında öğretim teknolojilerini “Öğretim Yönetim Sistemi ÖYS” olarak tanımlayabiliriz. Soru Teknoloji hangi durumlarda “öğretim teknolojisi” olarak adlandırılır? Teknolojiyi eğitsel yapan özellikleri nelerdir? Günümüz bilgi toplumlarında teknoloji ve yaşam boyu öğrenme arasındaki olumlu etkileşim bireylerin yaşam standartlarını yükseltme ve oluşan gelişmeleri yakalamada çok önemli bir rol oynamaktadır. Teknoloji, insanları, bilgiyi tüketen bir varlıktan, bilgiye bağımsızca ulaşabilen, bilgiyi üretebilen ve ürettiği bilgiyi paylaşabilen bir varlık statüsüne taşımıştır. Eğitim sürecinde teknoloji kullanımı giderek yaygınlaşmakta, öğrenme-öğretme sürecine önemli katkılar sunmakta ve yaşam boyu öğrenmeyi desteklemektedir. Teknoloji destekli eğitim, öğrenmeyi sınıf dışı ortamlara taşıyıp etkili öğrenmenin sürekliliğini sağlamaktadır. Soru Bilginin farklı medya türleri ile sunulması neyi değiştirmektedir? Öğrenenler de nasıl farklı etkiler oluşturmaktadır? Farklı medya ve teknolojiler zaman ve mekana göre değişiklik gösterirler. Bu boyutlar öğrenmeyi yönlendirme ve öğrenenler için daha esnek ortamlar oluşturma açısından önemlidir. Bu boyutlar canlı ya da kayıt olma durumu ile eş ya da farklı zamanlı olma durumudur. Canlı medya, dersler, seminerler ve sohbetler olabilir. Canlı derslerin eğitsel açıdan avantajı şeffaf olmaları ve duyguları yansıtabilmeleridir. Hatırlanabilirler ama tekrar edilemezler. Kayıtlı medya ise video ya da ses kaydı gibi istenildiğinde erişilebilen içeriklerdir. Basılı kaynaklar da kayıtlı medyadır. Eğitsel açıdan avantajı ise tekrar tekrar erişilebilir olmasıdır. Eş zamanlı teknolojiler farklı mekanda olsalar bile tüm katılımcıların aynı anda bir arada olmalarını gerektirir. Bir video konferans ya da webinar canlı yayınlanan eş zamanlı teknolojilere örnek olarak verilebilir. Farklı zamanlı teknolojiler ise katılımcıların tercihleri doğrultusunda istedikleri zaman ve yerden bilgiye erişimine ya da iletişimine olanak sağlar. Kayıtlı medya farklı zamanlıdır. Soru Farklı iletişim teknolojilerinin ve medyanın özellikleri nelerdir, bunlar e-öğrenme ortamlarında nasıl kullanılabilirler? e-Kitap Çevrimiçi iletişim teknolojilerine rağmen e-öğrenme süreçlerinin vazgeçilmez öğretim “e-kitap” lardır. Hazırlaması, erişimi ve kullanımı en kolay materyaldir. Ayrıca basılı olarak iletilebilir ve kullanılabilir olması da önemlidir. Bu tür öğretim materyalleri kendi hızında ve istenilen zamanda bireysel öğrenimi de desteklemektedir. e-Rehber Video ve diğer teknolojileri kullanan dersler de dahil olmak üzere tüm dersler bir öğrenci ve eğitmen rehberi eşliğinde yürütülmektedir. Bu kaynaklarda öğrencilerin konuyu nasıl çalışacağına ilişkin yönergeler, eğitmen ve diğer öğrencilerle nasıl iletişim kurulacağı gibi bilgiler yer alır. Dersin genel yaklaşımı ve felsefesi, öğrenci kazanımları gibi konuları aktarmanın en iyi yoludur. e-Dergi, e-Gazete ve e-Bülten Makaleler, konuya ilişkin uygulamalar ve güncel kaynaklar gibi konular belli zaman aralıkları ile hazırlanan süreli yayınlar aracılığı ile öğrencilere ulaştırılabilir. Süreli yayınlara dayalı etkinlikler ve tartışmalar gerçekleştirilebilir. Öğrencilere verilen projeler ya da tartışma konuları bu bültenler aracılığı ile öğrencilere iletilebilir. Kitaplar, çalışma rehberleri, gazete, bültenler ve dergilerin elektronik olarak hazırlanması ve iletimi son derece kolaydır. İçerik açısından kalitesi önemli olmakla beraber, metin, resim, şema ve benzetimleri elektronik ortamda hazırlamak ve sunmak çok daha kolay olmaktadır. Bu türdeki içeriğin web ortamına aktarılması son derece kolaydır. Radyo ve Televizyon Desteği Radyo ve televizyon yayınları da internet üzerinden canlı olarak kolayca aktarılabilmektedir. Özellikle uydu bağlantıları ile iletilen radyo ve televizyon yayınları halen kullanılmaktadır. Radyo ve televizyon yayınları tek yönlü olmasına rağmen, öğretici olmakta ve öğrenciler tarafından tercih edilmektedir. Bu araçlar canlı bağlantılar yoluyla konuşma ve tartışma amacıyla da kullanılabilir. Özellikle radyo esnek kullanımı nedeni ile tercih edilmektedir, örneğin yolculuk yaparken ve yolda yürürken bile dinlenebilir. Radyo ve televizyon yayınlarında hangi araçların ne amaçla kullanılacağına karar vermek kritik olabilir. Ayrıca yayınların kalitesi de, maliyeti ile doğru orantılı olarak, çok önemlidir. Duraklamasız iletim yapılması, yani web ortamında görüntünün donmadan ve kullanıcıyı bekletmeden devam etmesi çok önemlidir. Çoklu ortam Görsel-İşitsel Uygulamaları Çoklu ortam multimedia, metin, grafik, ses, animasyon ve video türlerindeki içeriğin bilgisayar ortamında bir araya gelmesinden oluşmaktadır. İnternet bağlantı hızında yaşanan sorunlar, iletilen içeriğin kalitesini etkilemektedir. Bu nedenle, internet üzerinden iletilen çoklu ortam uygulamaları hala CD-ROM ve DVD gibi ortamlar kadar fazla kullanılmamaktadır. İnternet hızında sorun yaşanmasa bile çok büyük ses ve görüntü dosyalarının iletimi zaman alıcı olabilmektedir. Son yıllarda veri akışı ortamlarının streaming media kullanılması ile birlikte, çok büyük boyuttaki dosyalar bile internet üzerinden çok yavaş bağlantı hızlarında erişilebilir hale gelmiştir. Veri akışı streaming, internet üzerinden ses ve video dosyalarının sıkıştırılarak bir bilgisayardan diğerine gönderilmesini sağlayan veri transfer yöntemidir. Veri akışı ortamında iletilen veri, karşı bilgisayara ulaştığı anda görüntülenmeye başlar, bu yöntemde eskiden olduğu gibi tüm dosyanın yüklenmesi beklenmez. Böylece ses ve video dosyalarının internet ortamında yüklenmesi çok daha hızlı ve kolay hale gelmiştir. Eğitici içeriği olan bu türdeki dosyalar, kolaylıkla e-öğrenme içeriğinde kullanılabilmektedir. Görsel ve işitsel uygulamalar, konu anlatımları için kullanılabilir, öğrencinin gözlemesi gereken durumların aktarımı için uygundur, uygulamalı gösterimlerde kullanılması önerilir, kişiler arasında geçen konuşma ve tartışmaların sunulması için kullanılabilir. Ayrıca, uzman kişiler ve ünlülerin kişisel deneyimlerinin aktarılması, müzik ve dil derslerinin sunulması için ve tarihsel olayların canlandırılması kullanılabilir. Ancak üretilmesi maliyet, senaryo, insan kaynağı ve uzmanlık gerektirdiği için çok kolay değildir. Akışkan Ses Ses dosyaları, internet üzerinde iletilen ilk çoklu ortam uygulamalarını oluşturmaktadır. Bir ses dosyası internet üzerinde akış için hazırlandığında, sıkıştırılarak dosya boyutu küçültülür. Bazı durumlarda sıkıştırma, dosya kalitesinin etkilenmesi anlamına da gelir. Ses dosyalarının akışını sağlayan pek çok program vardır ve bu programların her biri kendine özel ses ve ortam biçimini kullanır. Son zamanlarda, bütün biçimleri tanıyan, sıkıştıran, açan ve çalabilen programlar üretilmiştir. Böylece farklı programları indirip yüklemek gibi işlemlerden kurtularak çok daha kolay bir şekilde ses dosyaları ile ilgili işlemler yapılabilmektedir. Günümüzde akışkan ses dosyaları, önceden kaydedilmiş ders içerikleri, konuklarla söyleşiler, öğrenci projeleri, röportajlar, sınıf içi iletişim örnekleri, örnek olay diyalogları ve müzik dersleri için parçalar şeklinde geleneksel eğitime destek olarak veya e-öğrenme ortamlarında kullanılabilmektedir. Akışkan Video Video görüntülerinin elektronik ortamda iletimi, ses dosyalarına göre ok daha fazla işlem gerektiren karmaşık bir olaydır. Öncelikle video dosyalarının boyutu ses dosyalarından çok daha büyüktür, çünkü sesin yanı sıra çok daha fazla fiziksel alana gereksinim duyan görüntülerin de kaydedilmesi gerekir. Ayrıca görüntü işleme, hem donanım hem de yazılım açısından çok farklı bir altyapı gerektirir. Bu nedenle eğitim amaçlı kullanımı daha zordur. Ses dosyalarında olduğu gibi video dosyaları da, farklı programlar aracılığı ile sıkıştırılmış bir şekilde farklı biçimlerde karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde hem ses hem de video dosyalarını gösteren ve farklı biçimleri destekleyen yazılımlar sayesinde kullanıcıların yükü hafiflemiştir. Akışkan video dosyalarının eğitim amaçlı kullanımında ilk akla gelen ekranda dersini anlatmaya çalışan, “konuşan kafa” olarak da bilinen öğretim elemanıdır. Bu tür örneklerde öğretim elemanı önceden hazırlandığı ders içeriğini aktarıyor veya bir uygulama gösteriyor olabilir. Bu tür uygulamaların tamamı video biçimine dönüştürülerek gerek geleneksel sınıf ortamlarında gerekse e-öğrenme ortamlarında içeriği aktarmak amacı ile kullanılabilir. Özellikle, örnek olaylar, canlandırmalar, rol oynamalar, gösterip-yaptırma, sanal alan gezisi, tartışma ve yetiştirme gibi ağırlıklı olarak görselliğin öne çıktığı konuların öğretimi için son derece uygundur. İtme Teknolojiler ve Veri Kanalları Televizyon, radyo ve basılı ortamları kullanan ve geliştirenlerin, web ortamının “isteğe bağlı” özelliğinden yararlanmaları kaçınılmazdır. Çoğu zaman var olan teknolojiler ile yeni teknolojilerin nasıl birleştirileceği konusunda pek çok çalışma yapılmıştır. “İtilmiş İçerik” kanalları genellikle zengin ve dinamik içerik sunan kaynaklardır. Kanallar bilgisayarlar arsında isteğe bağlı olarak uyarlanmış iletişim yollarıdır. Tarayıcıdaki” Sık Kullanılanlar” ilk ile benzerlik gösterir ama daha fazla özellik ve etkileşim gösterir. Örneğin herhangi bir web kullanıcısı içeriğe erişmek için URL adresini girerken, kanal tabanlı iletim için düzenlenmiş web içeriği son kullanıcının bilgisayarına doğrudan yüklenir. Kanallar seçilebilir, güncellenebilir veya oluşturulabilir. Bu tür uygulamalar sınıf ortamındaki etkinlikleri güncel bilgilerle desteklemek için yararlıdır. Sesli ve Görüntülü Sohbet/Konferans Son zamanlarda metin tabanlı sohbet sistemlerinin yanı sıra, sesli sohbet ortamları da sıkça kullanılır hale gelmiştir. İnternete bağlı herhangi iki bilgisayar arasında noktadan noktaya ses bağlantıları gerçekleştirilebilir. Böylece normal telefon sistemine alternatif olarak ücretsiz bir çözüm ortaya çıkmıştır. “İnternet telefonu” olarak da adlandırılan internet protokolü üzerinden ses iletimi, özellikle bedava olduğu için çok sayıda kullanıcı tarafından kullanılmaktadır. İnternet telefonu kullanmak için internet bağlantısı, mikrofon ile kulaklık ve iletişimi sağlayan yazılımın kurulu olması yeterlidir. Günümüzde, bant genişliklerinin artmasıyla birlikte, sesin yanı sıra görüntü iletimi de yapılabilmektedir. İnternet telefonu ile öğrenciler dünyanın herhangi bir yerindeki farklı öğrenciler ile iletişim kurabilirler. Böylece hem kültürel alış-veriş sağlanmış olur, hem de yabancı dil öğrenimi konusunda öğrenciler pratik yapmış olurlar. Benzer şekilde öğrenciler ve eğitmenler arasındaki iletişimde bu şekilde sağlanabilir. Soru Öğretim açısından internet teknolojilerinin önemi nedir? Eğitimde nasıl bir dönüşüme neden olmuştur? Web tabanlı medya katılımcılar ile öğreticinin sohbet edebilecekleri etkileşimli, gerçek zamanlı ve işbirliğine dayalı tartışmalar yapabildikleri sohbet odaları vardır. Katılımcıların ve öğreticinin birbirlerine soru sorabildikleri elektronik posta kutuları vardır. Veri saklama ve referans yeteneği vardır, dosya ve veri paylaşımına olanak sağlar ve ders materyali ses, görüntü ve grafik içerebilir ve materyal kolaylıkla güncellenebilir. Diğer yandan, dersin planlanması ve koordine edilmesi için öğreticinin çok fazla hazırlık yapması, programcıların ve yazarların iyi düzeyde tasarım yetilerine sahip olması gerekir. Güvenlik, test ve dönüt sınırlı olabilir, iyi tasarlanmamış bir kullanıcı arayüzü, sayfalar arasında gezintiyi zorlaştırabilir veya öğrenmeyi güçleştirebilir video sıkıştırma ve açma işlemlerindeki yavaşlık, ses ve görüntü arasında eşleşme sorununa neden olabilir. Soru Belli bir konu veya öğrenci grubu için hangi iletişim teknolojileri ve medya daha uygundur? Web tabanlı medya katılımcılar ile öğreticinin sohbet edebilecekleri etkileşimli, gerçek zamanlı ve işbirliğine dayalı tartışmalar yapabildikleri sohbet odaları vardır. Katılımcıların ve öğreticinin birbirlerine soru sorabildikleri elektronik posta kutuları vardır. Veri saklama ve referans yeteneği vardır, dosya ve veri paylaşımına olanak sağlar ve ders materyali ses, görüntü ve grafik içerebilir ve materyal kolaylıkla güncellenebilir. Yukarıda bahsedilen özelliklerinden dolayı belli bir konu veya öğrenci grubu için web tabanlı medya daha uygun olabilir. Soru Teknoloji ve medya öğrenmedeki kalıcılığı arttırmak amacı ile nasıl bir arada kullanılabilir? Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde her zaman ve her yerden istediğimiz bilgi veya medyaya erişebilmekteyiz. Yani bilgi ve medya bize çok yakın. Sahip olduğumuz teknolojiyi ve medyayı öğrenmedeki kalıcılığı arttırmak amacıyla da kullanabiliriz. Örneğin bilgiye ve gerekli medyaya istediğimiz zaman ulaşabilme olanağı sayesinde bilgiyi sık sık tekrar etme imkanımız olur bu da bilginin kalıcılığını arttırır. Değişik türdeki medyalar sayesinde değişik türlerde öğrenen bireyler için istedikleri şekilde öğrenme gerçekleştirebilirler. Örneğin kimi birey dinleyerek kimi birey okuyarak, kimi birey ise izleyerek öğrenebilir. Bu gibi durumlarda sahip olduğumuz teknoloji ve medya her bireye kendi öğrenme şekline uygun öğrenme nesneleri sunma imkanına sahiptir. Böylelikle öğrenmede daha fazla kalıcılık sağlanabilir. Soru Farklı medya türleri pedagojik açıdan ne tür farklılıklar göstermektedir? Bazı Medya Türlerinin Pedagojik Özellikleri Metin Pedagojik Özellikleri Genelleme ve soyutlama yapmamızı sağlar Bilginin doğrusal bir yapıda sunulmasını destekler Bilimsel veri ve kanıta dayalı olarak sonuç çıkarmamızı ve sorgulamamıza olanak tanır Metnin doğrusal yapısı ardışık fikirlerin tartışmaların sürdürülmesine yardımcı olur Metnin kayıtlı ve kalıcı yapısı, içeriğin bağımsız olarak analiz edilmesini ve yorumlanmasını sağlar. Görsel Pedagojik Özellikleri Metin içindeki soyut kavramları somutlaştırmak Karmaşık metinleri basitleştirmek Metindeki kavramların detaylarını vererek zenginleştirmek Renk ve doku gibi öğelerin kullanımı ile anlamayı kolaylaştırmak Bilişsel süreçleri yönetmek Alan gezilerinde kayıtlar oluşturm Konuya giriş yapmak ya da özetlemek gibi farklı amaçlarla kullanılabilirler Ses Pedagojik Özellikleri Konuşma dilini geliştirme Tiyatro ve oyun kayıtlarını izleme Örnek olayları gözlemleme Ders anlatımları yada özeti gibi farklı biçimlerde öğretim ya da değerlendirme amacıyla kullanılabilir. Video Pedagojik Özellikleri Örnek olayların incelenmesi Tehlikeli doğa olaylarının gözlenmesi Fiziksel modellerin gösterilmesi Adım adım işlemlerin gösterilmesi Gösterip yaptırma istenen süreçlerin kontrolü Uygulamaların paylaşılması Performansların sergilenmesi Soyut kural ve kavramların anlatılması gibi farklı amaçlar için kullanılabilir. Çoklu ve Sosyal Ortamlar Pedagojik Özellikleri Otantik öğretim materyalleri tasarlamak ve sunmak Zengin öğrenme ortamları oluşturmak İnternet üzerindeki nitelikli kaynaklara erişim sağlamak Animasyon ve simülasyon oluşturmak Öğretim yönetim sistemleri ve sosyal medya ortamları ile öğrenmeyi desteklemek Öğrenmeyi kişiselleştirmek İletişimde süreklilik sağlamak Elektronik değerlendirmeler yapmak amacıyla kullanılabilir. Soru Yeni medya ve teknolojilerin eğitsel açıdan yararlı ve sınırlı yönleri nelerdir? Zaman ve mekan sınırının olmaması Kullanıcılar arasında etkileşim olması Kullanıcı kaynaklı içeriklerin de bulunması İşbirlikli çalışmaya olanak tanır Her zaman ve her yerde bilgiye ulaşımı sağlar Öğrenmenin kontrolü öğrenenin kendisindedir Yaşam boyu öğrenmeyi destekler Eğitimde yaş sınırı yoktur İçten denetimli olmayan bireyler bu ortamlarda öğrenemezler Yanlış bilgiye erişim olasılığı vardır İletişimde yaşanan aksaklıklar eğitimin de aksamasına neden olabilir, Soru Medya ve seçim sürecine ilişkin farklı model önerileri neler olabilir?
Evimizde kullandığımız teknolojik araçların gelişim aşamaları nelerdir?1876 Telefonun İcadı İskoçya doğumlu konuşma eğitimcisi Alexander Graham Bell 7 Mart 1876′da ilk telefonu icat etti ve patentini ilgili çalışmaları Bell’i seslerin havadaki titreşimlerle nasıl oluştuğunu merak etmeye yöneltmişti. “Armonik telgraf” adını verdiği bir mekanizma üzerinde çalışırken, elektrik akımının konuşma sırasında oluşan titreşimleri andıracak biçimde değiştirebildiğini bulmuştu. İcat ettiği telefon da bu ilkeye göre çalışıyordu. 1876 Alexander Graham Bell ve asistanı Watson ilk kez uzak mesafeli telefon görüşmesini yaptılar. Aralarındaki uzaklık 3 km. idi. Hepsi Bir Arada Bell’in icadı telefon aygıtında, borazanı andıran ağızlıkla kulaklık bir aradaydı. Bir kişi ağızlığa konuştuğunda çıkan ses aygıtın içindeki bir diyaframı titreştiriyor, değişmeye uğrayan titreşim bir elektrik akımına dönüşüyordu. Alıcı, karşı taraftan gelen bu akımı, yeniden titreşime döndürerek ses olarak duyulmasını sağlıyordu. Teller İlk telefon kablolarında camla kaplanmış bakır teller kullanılıyordu. Özellikle yukarıdan geçen hatlarda sağlam oldukları için demir teller tercih edilirdi. 1877 Bell’in buluşu İtibar Görmüyor Profesör Bell, patentini aldığı telefon adlı buluşunu VVestern Union adlı telgraf şirketine 100 bin dolara satmayı önerdi. Ancak şirket bu “saçma fikrin hiçbir işe yaramayacağı” kararına vararak öneriyi reddetti. Bunun üzerine Bell 1880 yılında kendisine sermayeleriyle destek olan iki ortağıyla birlikle Bell Telefon Şirketi’ni kurduThomas Edison, 1877′de dinleme ve konuşma için iki ayrı parçası olan telefon aletini geliştirdi. 1878 New Heaven’de ilk telefon rehberi basıldı. Rehberde 21 abonenin adı ve numaraları yazılıydı. 1885 Artık verici ve alıcılar “ahize” denilen tek bir mekanizmada birleştirilmişti. Başlangıçta metal olan ahizeler 1929 lara doğru plastikten yapılmaya başlandı. 1887 Telefon ilk yıllarda Amerikada şüpheyle karşılanmıştı. Birçok kişi kulaklıktan gelen seslerin sağırlığa ya da deliliğe yol açacağını düşünüyordu. Ama sonunda telelon galip geldi. 1887 yılında Amerika daki telefon abonelerinin sayısı 150 bini aşmıştı. 1892 Amon Strowger adlı cenaze levazımatçısı, bir rakibinin telefon santralında çalışan karısının kendi telefon hattını meşgul ettiğini ve gelen müşteri telefonlarını kocasına transfer ettiğini fark etti. Çok kızan Strowger bunun üzerine santraldeki memuru devre dışı bırakacak otomatik çevirme sistemini buldu İlk telefon görüşmeleri İlk telefon görüşmeleri santrallarda çalışan görevliler aracılığıyla yapılıyordu. Görevliler arayanın ve konuşmak istediği kişinin telefon numaralarını alıp, fişler ve anahtarlar vasıtasıyla bağlantıyı kurardı. 1902 Havadan mesaj göndermek için radyo dalgalarından yararlanmak düşüncesine kapılan genç İtalyan mucid Marconi, bunu 1894 te bir odanın içinde yapmayı başardı. Sekiz yıl sonra da radyo sinyallerini Atlas Okyanusu üzerinden 4800 kilometre uzağa yolladı. 20 yaşında radyo gibi büyük bir buluşada imza atmış olan Marconi’nin getirdiği yeni sistem, karada ve denizde kesintisiz haberleşme olanağı da sağlıyordu. 1907 Telefon hatlarının uzunluğu arttıkça, elektrik sinyali zayıflıyordu. 1907 da elektron lambasının bulunması, bu sorunu çözdü. 1916 Kısa dalga bandındaki radyo dalgaları aracılığıyla okyanus aşırı telefon iletişimi başladı. cevirmeli-telefon1917 Uydular aracılığıyla yollanan mikrodalgalar üzerine modülasyon yoluyla çok sayıca telefon görüşmesini bindirerek birçok konuşmayı tek hir kablo üzerinden aynı anda iletmeye olanak sağlayan sistem ABD’de uygulanmaya başlandı. 1946 Radyolink sistem, kullanılmaya başlandı. 1947 ABD’deki Bell Laboratuvarları’nda hücresel radyo ağı konsepti geliştirildi. Teknolojinin bu konsepti uygulayacak hale gelmesi için 35 sene geçmesi gerekecekt. 1956 İlk okyanus aşırı telefon görüşmesi Okyanus aşırı ilk telefon kablosu İskoçya ile Newfoundland arasında döşendi. 25 Eylül 1956′da Amerikan Telgraf ve Telefon Şirketi’nin New York’ta bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Cleo F. Graig, Londra’daki Kraliyet Posta Müdürü Dr. Charles Hill ile ilk okyanus aşırı telefon görüşmesini yaptı. tuslu-telefon1961 İlk tuşlu telefon aygıtı piyasaya çıktı. 1964 İlk Pasifik aşırı telefon görüşmesi Pasifik Okyanusu’nun altına döşenen telefon kablolarıyla Amerika ve Asya kıtalarını birbirine bağlandı. 18 Haziran günü Washington’da bulunan Amerikan Başkanı Johnso, Tokyo’daki Japon Başbakanı Hayato Ikeda ile bu hat üzerinden ilk telefon görüşmesini gerçekleştirdi. 1975 Telefon sinyallerinin lazer ışınlarına bindirilerek çok ince optik lifler içinde taşınması yöntemi denenmeye başlandı. Günümüzde uluslararası telefon konuşmalarının çoğu, deniz dibine döşenmiş optik lifler aracılığıyla yapılır. Konuşmalar, saf camdan oluşan ve “optik cam” adı verilen birkaç ince kablo içinde, ışık sinyalleri halinde yol alırlar. Dijital sistem Telefon sinyallerinin iletimi dijital sayısal olarak gerçekleştirilmeye başlandı. Bu, hem iletişimdeki bozulmayı ve gürültüyü çok azaltıyor, hem de aynı hat üzerinde birçok konuşmanın birlikte iletilmesine olanak sağlıyordu. İletişim Uyduları Bir yer istasyonundan aldıkları sinyalleri bir başka istasyona ileten iletişim uyduları aracılığıyla dünyanın bir bölgesinden diğerine, telefon, faks, radyo ve televizyon sinyalleri gönderilmeye başlandı. 1980′lerin başı Analog cep telefonu sistemleri özellikle İskandinav ülkeleri, İngiltere, Fransa ve Almanya da hızla yayılmaya başladı. Ancak her ülkenin kendi eliştirdiği sistemi kullanması sistemler arasında uyum sorunu durumda mobil iletişim sadece ulusal sınırlar içinde telefonu sistemleri arasındaki uyum sorununu çözmek için bir araya gelen Avrupa ülkeleri, bütün kıtayı kapsayacak olan ortak GSM yani Küresel Mobil İletişini Sistemini kurma kararı aldılar. Analog hücresel sistem kullananların itirazlarına rağmen cesur bir adım atılarak bu yeni sistemin dijital olması da karara bağlandı. 1991 GSM sistemi kullanıma açıldı. 1993 22 ülkede 36 GSM şebekesi faaliyete geçmiş durumdaydı. 1994 Türkiye’de GSM operatörü TURKCELL faaliyete geçti. 1994 Bütün dünyada cep telefonu abonesi sayısı 1300000 oldu. Uçakta telefon Günümüzde uçak yolculuğu sırasında cep telefonu görüşmesi yere bir uydu aracılığıyla gönderilmektedir. Başa dön tuşu
Engelli kişilerin günlük hayatlarına devam etmelerinde yardımcı olan araçlara yardımcı teknoloji adı verilir. Bu araçlar çocukların ve öğrencilerin toplumsal uyumlarını ve akademik performanslarını önemli ölçüde arttırabilir. Kullandığımız ifadeler akıllara yüksek teknoloji ürünlerini getirse de yardımcı teknoloji kullanımı akıllı cihazlar ya da bilgisayarlardan ibaret değildir. Hayatı daha başa çıkılabilir hale getiren son derece kullanışlı pek çok düşük teknoloji ürünü de yardımcı teknolojiler arasında sayılabilir. Fiziksel engeli ya da öğrenme güçlüğü olan çocukların not tutma, organizasyon ve iletişim gibi konular söz konusu olduğunda, birden fazla yöntemi denemeleri son derece önemlidir. Birbirinden farklı işlevsel sorunlar için doğru yardımcı teknoloji yönteminin tespit edilmesinde eğitimciler, sağlık uzmanları ve ebeveynler önemli bir rol oynarlar. Birçok okul ve özel eğitim programı bu tür araçlara erişim imkânı sağlamaktadır. Yaygın yardımcı teknoloji çeşitlerinden bazıları şunlardır Yazıyı Sese ve Sesi Yazıya Çevirme Araçları Yazıyı sese ve sesi yazıya çeviren araçlar, fiziksel bir engeli bulunan ya da motor becerileri sınırlı olan öğrencilerin yanı sıra disleksi, disgrafi ya da konuşma bozukluğu olan çocukların da hayatlarını değiştirebilir. Birçok bilgisayar ve tablette bu özellikler hali hazırda bulunmaktadır, ancak istenildiğinde çocuğun kullanımını kolaylaştırmak ve eş zamanlı konuşma sağlamayabilmek adına AAC uygulamaları da tercih edilebilir. Bu cihazların gitgide daha kolay taşınır ve daha dayanıklı olmaları da bu araçları sınıf ortamı için son derece uygun kılmaktadır. Örneğin, herhangi bir konuşma bozukluğuna sahip öğrenciler için sözlü ifade gerektiren okul projeleri zorlayıcı olabilmektedir. Dolayısıyla sözlü ifade edilmesi gereken kısmı yazıya dökmelerine imkân veren bir bilgisayar ya da cihaz işlerine yarayabilir. Disgrafisi ya da el yazısını etkileyen bir motor beceri bozukluğu olan öğrenciler, genellikle kendi notlarını okunaksız buldukları için bu notlardan faydalanamazlar. Ancak bir bilgisayar ya da tablet tarafından desteklenen yardımcı teknoloji yöntemlerini kullanmak notlarının düzenli ve okunaklı olmasını sağlayabilir. Bilgisayarlar, Tabletler ve Ses Kayıt Cihazları Öğrencilerin yazılı metinde kolayca değişiklikler yapmalarına ya da çabucak ek bilgi eklemelerine imkân veren bilgisayarlar ve tabletler, derste alınan notlar ya da sınıfta yapılan ödevler için son derece uygun cihazlardır. Görme bozukluğu olan öğrenciler yazı tipini, yazının boyutunu ya da rengini değiştirerek metnin okunurluğunu arttırabilirler. Bu cihazların büyük bir kısmı kişiye özel olarak ayarlanabilir. Örneğin, ses tanıma özelliği olan cihazlar zamanla kullanıcının sesini tanırken kendi kalemiyle gelen tabletlerde de el yazısını tanıma özelliği bulunabilir. Bu özelliklere, yazı yazmaya harcanan süreyi kısaltmak için kelime tahmin etme özelliği ile dil bilgisi, noktalama ve imla denetimleri de eklenerek söz konusu cihazlar daha verimli hale getirilebilir. Sesli kitaplar, disleksisi olan ya da dinleyerek öğrenen öğrencilerin bir yandan dinleyip bir yandan da dinlediklerini takip etmelerine imkân sağlamasıyla öğrenmeyi destekleyebilir. Biraz demode olmasına rağmen hâlâ geçerliliğini koruyan bir yardımcı teknoloji de ses kayıt cihazlarıdır. Kayıt cihazları öğrenme güçlüğü bulunan öğrencilerin derste işlenenleri ya da ödevlerle ilgili talimatları sonradan tekrar dinlemelerini mümkün kılar. Organizasyon Araçları Planlama yapmak, yapılacak işlerin bir listesini oluşturmak, not ve listeleri görsel olarak daha kolay anlaşılır hâle getirmek gibi konularda fayda sağlayacak pek çok yazılım bulunmaktadır. Ancak organizasyon araçları ille de yüksek teknoloji ürünü olmak zorunda değildir. Görerek öğrenenler için farklı renklerde dosyalar, renkli ayraçlar ve etiketler materyallerin organizasyonunda hayli kullanışlı olabilir. Hatta renkli kalemler kullanmak gibi basit bir yöntem bile çocukların önemli kısımları ya da kelimeleri renklendirmeleri, listeler oluşturmaları ya da ana fikirleri açıklayan görseller yaratmaları için yeterlidir. Fiziksel Yardım Araçları ve Düzenlemeler Fiziksel bir engeli olan öğrencilerin akademik gelişimi için çoğu zaman fiziksel yardım araçlarına ya da uyumu arttıran teknolojilere ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak bu araçların yüksek teknoloji ürünü olması gerekmez. İnce motor becerileri gelişmemiş öğrenciler için kalem tutma aparatı, yazı yazma ya da çizim yapma gibi işleri kolaylaştırabilir. Büyük harfler kullanılarak basılmış kitapların, Braille alfabesinin ya da sesli kitapların kullanılması ise görme engeli bulunan öğrenciler için okumayı daha baş edilebilir hale getirebilir. Kaynaklar
Şubat 16, 2020 Kategori Genel, Pazarlama, Teknoloji Hibrit Motor Teknolojisi Nedir ve Avantajları Nelerdir? – Dünya kurulduğu günden bu yana çok hızlı bir şekilde insanların bilgi birikimi ve mevcut kaynaklara olan müdahalesi seri bir şekilde artmıştır ve bu müdahale hala son şiddette devam etmektedir. Çevre koşulları, doğal kaynaklar, kullanılabilir suların tüketiminin artması, buzulların erimesi, mevcut ormanların tüketiminin çok tahrip edici düzeye ulaşması, petrol kaynakları üzerindeki küresel mücadelenenin insanlara yansımasının ağır olması, doğal gazım tüketim aşamasına gelene kadar pahasının artması kullanıcılara çok ağır bir yük getirmekle birlikte yaşanabilir bir dünyanın mevcut koşullarının tahrip olmasına neden olmaktadır. Bu durum enerjide verimlilik ve enerji tasarrufu konularını ön plana çıkararak gerekli önlemlerin alınmasını mecbur kılmakla birlikte ek kaynak ve enerji alanlarının oluşturulmasını mecbur kılmaktadır. Hibrit motor teknolojisi ise yakın dönemin yeni tekniklerini içinde barındırdığı daha ekonomik yakıt imkanı sağlayan, daha uzun süre kullanma imkanı vermektedir. Dünya genelinde yakıt sorunu doğal kaynakların hızlı ve şiddetli bir şekilde tüketilmesinden dolayı yeni kaynaklar arayışına girmiş ve çalışmalar yürütülmektedir. Üniversiteler, endüstri kuruluşları ve teknoloji vadilerinin geleceğe ışık tutmak ve hem maddi hem de doğal kaynaklardan daha uzun vadeli ve daha karlı bir kullanım sürdürülebilmesi için projeler yürütülmektedir. Hibrit Motor Nedir? Hibrit motorlu araçlar, elektrik motoru, elektrik jeneratörü ve içten yanmalı motor ile bir bileşen haline getirilebilen bir teknikle çalışmaktadır. Hibrit motorda amaç çevreye duyarlı, daha az yakıt tüketimi yapabilen ve hem çevreyi hem de aracı koruyabilen teknikle bir sistemin kurulmasıdır. Hibrit motorda amaç iki farklı motor türünün bir araya gelerek mevcut dezavantajları ortadan kaldırmasıdır. Minimum yakıt maliyeti ve maksimum mesafe ile çalışmasıdır. Diğer araçlarda yer alan dur kalk pozisyonlarındaki maksimum yakıt israfın en aza indirmektedir. Hibrit Aracın Tarihi İlk olarak 1902 yılında Ferdinand Porsche tarafından üretilen hibrit otomobile “Mixte-Wagen” adı verilmiştir. Viyanalı bir fayton üreticisi olan Ludwig Lohner ile birlikte çalışan Porsche 4 silindirli bir Daimler motoruna aküler, bir jeneratör ve elektrik motorları eklemiştir. Bu aşamadan sonra araç benzinli halde iken dursa dahi akü ile entegre edilmiş dinamo sayesinde araç ilerleyebilmekteydi. Ticari anlamda piyasaya ilk hibrit aracı süren firma ise Toyota markası olmuştur. Yıl 1997 de Toyota markası geliştirdiği Prius marka aracı seri üretimi ile piyasaya sürerek ilk hibrit aracın satıcısı ünvanını elde etmiştir. Bu tarihten itibaren 9 milyon civarında hibrit araç satma başarısı elde etmiştir Toyota markası. Hibrit ilk olarak piyasaya Prius modeli ile çıksada ilerleyen yıllarda gerekli malzemelerin segmente eklenmesi motor aksamının gelişimini tamamladı. Bunun ile toyota profesyonel olarak ikinci tam hibrit modeli olan yaris markasını piyasaya sürmiş ve ilk dönemde 50 bin satış yapmıştır. Hibrit piyasasında ilk dönemlerde rekabet halinde yarışan iki model mevcuttur. Bunlar Toyota ile Honda markasının civic modelidir. Hibrit Arabanın Avantajları Hibrit arabalar, sürücüsüne düşük yakıt tüketimine karşın yüksek performans başta olmak üzere pek çok avantaj ve performans kaybına sebep olmayan bir vites geçişi elektrik enerjisini, kendi ürettiği için şarj edilmeye gerek üzerinde priz,Motor aksamı içinde yer alan dinamo sayesinde fren aşamasında motor belirli bir seviyeye kadar kendini şarj etme pozisyonuna sokmaktadır. Yoğun trafik akışındaki en önemli sorun sıradan araçların aşırı yakıt sarfiyatına girmesidir. Hibrit modellerde esas amaçlardan birisi bu dur kalk tüketimini en aza indirmektir. Benzinli araçlarda son modellerde motorda her hangi bir ses ortaya çıkmamaktadır. Hibrit modelinde ise tamamen titreşim seviyesinde minimalize edilmiştir. Dizel araçlarda son dönemlerde ortaya çıkan gaz salınımı sorununun ortadan kalktığı bir modeldir. Çok düşük seviyede salınım ortaya çıkmaktadır. Hibrit Arabanın Dezavantajları Orta segment türündeki bir araca göre pahası oldukça yeni olan hibrit için yeterli bakım onarım tecrübesine sahip elemanların henüz yetişmemiş olması olumsuz bir durum olarak görünmektedir. Araçların çoğu ithal şekilde piyasada yer aldığı için bakım onarım süresi arıza durumunda uzun sürmektedir. Türkiye için hibrit model araçların dezavantaj gibi görünen özelliği ise yeni tasarım konumundaki araçların hız seviyesine geç ulaşmasıdır. Fakat kullanıcıların es geçtiği nokta şu ki hibrit araçlar hız yani yarış aracı değil binek otomobil olup piyasaya sürülmesindeki amaç ise şehir içi dur kalk yakıtını minimal düzeye düşürmektir.
Aşağıda geçmişten günümüze ses teknolojileri sırasıyla nelerdir kısaca olarak ele alacağız. Geçmişten günümüze ses teknolojileri gelişim göstermektedir. Ses, dalgalar halinde yayıldığı gibi parçacık şeklinde da yayılabilir. Sesin yayılması için madde ortamına ihtiyaç vardır. Ses maddeler üzerinde titreşim yoluyla hareket etmektedir. Katı, sıvı ve gaz ortamlarında tanecikli yapı düzenine göre titreşim hızı değişmektedir. Düzenli tanecik yapısı olan madde ortamında hız daha çabuk yayılır. Ses teknolojilerinde ses dalgalarının elektrikle çalışan dijital ortamlara aktarılması söz konusu olmuştur. Ses teknolojileri her geçen gün gelişim göstermektedir. Bu gelişimin sağlanması için her an teknik ilerlemeler sağlanmaktadır. Geçmişten günümüze ses teknolojileri şu şekildedir Fonograf Bu cihaz meşhur bilim insanlarından biri olan Edison tarafından icat edilmiştir. Bu cihaz sayesinde ses kaydı yapılabilmektedir. Cihaz bir silindir mekanizma tarafından çalışmaktadır. Gramofon Edison’un fonograf icadından esinlenen Alman bilim insanı Beliner tarafından icat edilmiştir. Yapılan ses kaydının dinlenilmesi ve taş plaklara aktarılmasıyla yüksek seslere ulaşması yöntemiyle çalışmaktadır. Taş plak sayesinde çalışan bir cihazdır. Kaset Ses ve sesle birlikte görüntü kaydedebilen manyetik bir bant ihtiva eden teknik bir cihazdır. CD ve DVD James Russel tarafından icat edilmiştir. Ses ve görüntü kaydının yüksek kapasitede yapılabildiği teknik araçlar olarak kullanılmaktadır. CD ve DVD oynatıcılar da kristal yapılı olarak kullanılmasını sağlar. Geçmişten Günümüze Ses Teknolojileri Sırasıyla Nelerdir Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.
teknolojik araçların ürettiği sesler nelerdir